Henüz üç yaşında bir devlet var seni ondan bile kıskanıyorum

Eskiden biz Yunanistan’ı kıskanırdık, şimdi Almanlar bile bizi kıskanıyor. Terakki diye ben buna derim efenim

“Kırk tane konservatuvarları varmış. Islahına çalıştığımıza göre, bizde bir tane bile var mı, bilmem.

(…)

Ayrıca kıymetli Ahmet Haşim’in şiirlerini yunancaya tercüme ettiler ve bir kitap halinde çıkardılar. belki de yanlış bir tercih olarak benim de bir romanımı tercüme ettiler ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu da kitap halinde çıkacak. Demek ki en büyük şairinden en aciz romancısına kadar hepimizi tanıyorlar. okuyorlar.”

25 Aralık 1932’de Peyami Safa yazmış

25 aralık 1932 Image-1-at-frame-033.jpg


Haydar nam gardiyanlar ve sopalar

İşkence’nin kültürel tarihi:
Ortaokul’da okuduğum anadolu lisesinin yurdunda kalırken, yurtta görevli öğretmenlerden bazıları bizleri Haydar adını verdikleri sopalarla döverlerdi. İçimizden bu Yezid’lere özenen bazı gardiyan meşrep öğrenciler de sopalarına Haydar ya da Ali Haydar ismini koyarlardı.

Yazının devamını oku »