İntihal, hırsızlık ve Nokta ekitap

Geçen hafta acayip bir intihal olayı keşfettim, kısaca buraya not düşeyim istedim:

Screen Shot 2017-04-15 at 16.55.03

ekitap okuyon ya, böylesini okuma!

Emre Sarı adlı büyük araştırmacının(!) Bağlama: Anadolu  kültürünün telli çalgısı  adıyla çıkardığı kitabında Erol Parlak’ın ‘Türkiye’de el ile şelpe bağlama çalma geleneği ve çalış teknikleri’ adlı kitabından aynen alınmış yerler var (bkz. aşağıdaki fotoğraflar)

Ayrıca Emre Sarı’nın Türk Sanat Müziği şarkı hikayeleri kitabının Şevki Bey’le ilgili kısmı da Nazmi Özalp’in meşhur kitabı Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmış!

http://noktaekitap.net/index.php?route=information/contact

Emre Sarı adlı yazar 1994 doğumlu olmasına rağmen tam 60 kitap yazmış?! Kitapların en azından iki tanesinde intihal yaptığını fark ettim.

17880263_10154262280691783_6851138687559593405_o.jpg

Belli ki Emre Sarı yayınevinin uydurduğu bir yazar ismi, diğer iki uydurma yazar da İbrahim Sarı ve Eren Sarı. İbrahim sarı’nın toplam 320, Eren Sarı’nın ise topla 270 kitabı var! Türkçe’nin bu en üretken ve en güzide(!) yazarlarını çıkaran Nokta ekitap’ın cezalandırılması, kapatılması ve bu işe karışan insanların yayıncılıktan men edilmesi lazım.

17834271_10154262278986783_328518234531022467_o17884469_10154262278976783_9186770187804705494_n17834750_10154262279026783_5904913586204860998_o17862811_10154262278981783_6383495612383104286_n


17855151_10154262279251783_6417735285724110006_o

Nazmi Özalp

17834960_10154262279216783_252555621940634333_o

Nazmi Özalp

Reklamlar

3 Yorum on “İntihal, hırsızlık ve Nokta ekitap”

  1. Adamlar (Eren Sarı ve hırsızlıkta oğlu ile yarışan babası İbrahim Sarı) bloguma girip 1000den fazla yazıyı kopyala yapıştır ile izinsiz kitap haline getirip bir de kitaba imzalarını atmışlar. O kitaplarda kendilerine ait tek bir satır, bırakın tek bir satırı virgül bile yok…

  2. İçinde nerdeyse 10.000’e yakın yazı ve makalenin olduğu 10 yıllık bir emeğin ürünü olan bir websitesinin hergün başka bir kategorisine girip kendilerine ait tek bir ifadeleri, hatta koydukları kendilerine bir virgül işareti bile olmadan sadece kopyalama-yapıştırma yoluyla bir kitap haline getirip, hiçbir emekleri dahi olmadan bu kitabın yazarı olarak da kendi ismini verip website sahibinden izin almadan (ki hiçkimse böyle bir şeye müsade etmez) piyasaya kitap olarak sunmak ve bu yazılar hakkında hak sahibi olduğunu iddia etmek, sadece hırsızlığın, Allah’tan korkmazlığın, ahlaksızlığın, haramzadeliğin ve haysiyetsizliğin en mide bulandırıcısıdır.

    Bu, yazarlık ya da araştırmacılık değildir. Bu, alıntı hiç değildir. Alıntı ile Çalıntı arasındaki en temel fark, alıntının makul bir ölçüde, birkaç sayfayı geçmeyecek şekilde yapılmasıdır. Çalıntı ise, sadece tek bir kaynağı alıp, bir sitedeki kaynakları kopyalayıp kitabının arkasına koyarak bakın, bu kaynaklardan yararlandım demenin adıdır. Çünkü o kaynaklar, sizin değil, o yazıyı hazırlayan emek sahibi araştırmacının referanslarıdır.

    Bu yüzden, sadece bir websitesine dadanıp her 2-3 günde bir kitap çıkaracak kadar yazı, makale ve şiir kopyalayıp kaynağı sadece o site olduğu halde bir kitabın arkasına yüzlerce kaynağı sıralamanın adı, alıntı yapmak değil; çalıntı, sanat eseri hırsızlığı ve nitelelikli dolandırıcılıktır.

    Tolsoy’un Anna Karanina’sını alıp bir kitab olarak yayınlamak ve kitabın sonunda da “Alıntı: Tolstoy” demek, alıntı değil inhialdir. Sezai Karakoç’un bütün şiirlerini toplayıp kitabın adını Mona Roza, yazarı olarak da kendisini göstermek ve kitabın en sonuna da “Kaynak: Sezai Karakoç” demek de alıntı değildir. Çünkü alıntı, adı üstünde bir eserden bir kaç paragraf ya da en makul ölçüde yani eserin sahibinin izin verdiği ölçüde alıntı yapmaktır.

    Bu sitedeki her sayfada, ister şahsıma ait özgün yazım olsun, ister kaynaklara dayalı araştırma yazım ya da çevirilerim olsun, ister siteye yazılar gönderen gönüllü yazarlarımızın ya da website ziyaretçilerimizin gönderdikleri yazılar olsun, şahsımın bu yazılar üstünde saatlerce emeği vardır. Açık kaynaklı Wikipedia içeriklerinde bile.

    Bu websitesi, bir kaç aylık bir çalışmanın değil, 10 yıllık göz nuruyla işlenmiş bir emeğin ürünüdür. Yani 3650 günün, 87.360 saatin… Bu websitesinde, kaynaklara dayalı araştırmalar, bu araştırmalardaki çeviriler ve imla hataları tashihleri; bazen 1 gün, bazense günlerce sürmüştür. Aynı şekilde, okuduğunuz sadece bir kaç paragraflık bir arapça metnin tek tek elle yazımı, saatlerce sürmüştür. Gönüllü yazarlarımızın ya da siz site ziyaretçilerimizin siteye gönderdikleri yazı, makale ya da şiirlerin tashihi, anlatım bozukluklarının giderilip pırıl pırıl bir yazı olarak sizlere sunulması, bir, bazen de iki saat sürmüştür

    Bu sitede kopyalama yasağının olmamasının tek nedeni, genç öğrenci dostlarımın, tez hazırlayan üniversite öğrenci kardeşlerimin ya da gerçek araştırmacı ve akademisyenlerin ve 10 yıldır bu siteye gönül vermiş dostlarımın siteden rahatça istifade edebilmesi içindir.

    Adaletin ya da hak aramanın sadece zenginler ya da muhaliflerine üstün gelmek hırsındaki iktidarlar için geçerli olduğu, avukatlık müessesesinin tek üstün gördükleri değerin para olarak gördükleri bir ülkede, daha doğrusu böyle bir dünyada, ben artık hak aramanın peşinde değilim. Ailelerinin ve evlatlarının karınlarını ateşle ve haramla dolduran bu iki baba-oğul emek hırsızıyla olan hesabımı mahşere saklıyor, beni zor duruma bırakan, websitemi gerileten bu iki suçluyu Allah’a havale ediyor ve kendilerine asla hakkımı helal etmiyorum.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s