Velev ki Kırtipiliz: Ahmet Hamdi Tanpınar ya da Kırtipil Hamdi neden evlenmedi?

Ahmet Hamdi Tanpınar kırtipil hamdi #blogla 001635884019_ part

Bu aralar tatildeyim, sanırım tatilde en sevdiğim şeylerden birisi arşiv taramak. Alakasız onlarca, yüzlerce belgeye bakmak. İşbu yazıyı da Taha Toros arşivini tararken buldum. Kimin yazdığını anlayamadığım bu yazının şimdilik Taha Toros tarafından yazılmış olabileceğini tahmin ediyorum (insan yazısının altına bir ismini yazar ah sevgili yazar!). Bir de unutmadan, kırtipil babandır!..

Yazı Ahmet Hamdi’nin neden evlenmediği sorununu irdeliyor ve ardından da üstadın büyük ve gizli aşkını açıklıyor. Benim açımdan işin birçok ilginç yanı var, bunlardan

Birincisi mücerredliğin yani bekarlığın, özellikle de Ahmet Hamdi’yle çağdaş pek çok aydın için (temeli

Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar

yüzyıllara dayanan dini ve/veya) cinsel bir tercih olduğu.

İkincisi, yazarın Ahmet Hamdi’nin evlenmemek daha doğrusu cinsel birliktelik için herhangi bir zafiyetinin bulunmadığını açıklamaya çalışması ve bunu yaparken pehlivan bir edebiyat tarihçisine yumruk atabilecek kadar zinde olduğunu not etmesi, ancak yine de bu sırada “erkekti” kelimesinin kullanmaması.

Üçüncüsü, bu yazıyı yazan yazarın oldukça ilginç bir şekilde Ahmet Hamdi’nin aşık olduğu kadını “bacaklarının güzelliği ile tanınmış” diye tanıtması, ve Ahmet Hamdi’nin bu kadına açılmakta geç kalması, dolayısıyla bu kadının Ahmet Hamdi’nin yakın bir arkadaşıyla evlenmesi ve bu aşkın platonik bir aşk olarak kalması.

Dördüncüsü, çok ince düşünceli olan bu eski öğrencisinin (ama eşi ile birlikte) şairimiz Tanpınar’ı evlerine davet etmesi onun göz ve ruh zevkinden mahrum kalmamasını sağlaması, (…) ama bu dostlu[ğun yine de!], platonik sınırları aşmaması.”

[İsmail-Habib-Sevük,-Ahmet-Hamdi-Tanpınar-ve-Yahya-Kemal-konulu-karikatür]--001515063006-copy.jpg

İsmail Habib Sevük, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Yahya Kemal konulu karikatür(1)

Eğer bu noktaların herbirisini açarsam, yazı blog yazısı çizgisinden uzaklaşacağı için, lafı fazla uzatmadan mektuba geçiyorum efendim. Bu arada Hulki Aktunç’un efsanevi Büyük Argo Sözlüğünden yalnız siz, evet siz değerli karilerim için baktım ve kırtipilin argoda, zavallı, kılığı kıyafeti uyumsuz; saçı sakalı birbirine karışmış demek olduğunu öğrendim!.. Ve nihayet sonunda mektup:

Ahmet Hamdi Tanpınar

AHMET HAMDİ TANPINAR, ÂŞIK OLDUĞU KIZIN BİR ARKADAŞI İLE EVLENMESİNDEN SONRA , EVLİLİĞE KÜSKÜNDÜ .

İstanbul’un büyük âşıklarından biri de Ahmet Hamdi Tanpınar’dı. Tanpınar, edib, şair, humanist, iç dünyası sanat dolu bir hocaydı. Arkadaşlarının ona (kırtipil Hamdi) demeleri, ters bir değerlendirmeydi. O daha çok bir argo kelimesi olan, kırtipillikle nitelendirilecek kişilerden değildi.

Tanpınar’ın evlenmemesini, çocukluğunda geçirdiği akciğer zafiyetine bağlayanlar olmuştur. Ama o, bu hastalıktan kurtulmuştu. Öyle ki gençliğinde pehlivanlık da yapmış olan-ünlü edebiyat tarihçimiz İsmail Habip Sevük’e bir lokantada, yumruk atacak kadar zindeydiydi!

Ahmet Hamdi’nin (Mâhûr Beste) adlı eseri, gençlik yıllarının romantic bir pasajıdır. Onun asıl aşkı bacaklarının güzelliği ile tanınmış, mâsûm çehreli, nâzik ve nârin bir kıza yönelikti. Ne var ki, şairimizin bu aşkı platonik alanda kaldı ve kalbini titreten bu güzel kız Hamdi’nin bir arkadaşı ile evlendi! Çok duygulu, biraz da, birdenbire açılamayan yaratılışta olan Ahmet Hamdi Tanpınar, bu temiz sevgisini açtığı zaman, geç kalmış, iş işten geçmişti. Çünkü bu güzel kız, daha once, bir sanatkârla evlenme sözleşmesi yapmış bulunuyordu. Ama ince düşünceli olan bu eski öğrencisi, evliliğinden sonra zamana zaman eşi ile şairimiz Tanpınar’ı evlerine davet ederek onun göz ve ruh zevkinden mahrum kalmamasını sağlamıştır. Ama bu dostluk, platonik sınırları aşmamıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, belki de bu romantic hava içierisinde, şu güzelkelimeleri kucaklaştırmıştır:

Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında.

Notlar:

  1. Ahmet Hamdi’nin İsmail Habip Sevük’ü yumruklaması ile ilgili olarak Refik Durbaş şöyle yazmış: “Ne demişti Mehmed Kemal: “Şairler dövüşür.” Üstat, bu adla bir kitap dahi yazmıştı. Bir “öğle rakıları”nda anlatmıştı: “İsmail Habip Sevük, ‘Türk Yenilik Edebiyatı’ kitabına Ahmet Hamdi Tanpınar’ı almaz, o da ilk karşılaşmalarında sorar. İsmail Habip, ‘Her şairi almak zorunda değilim’ der. Tanpınar, kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle pehlivanlığı ile ünlü İsmail Habip’i altına alarak vurmaya başlar. Bunu gören gazeteciler sorarlar, ‘Nasıl olur üstat, sizin gibi bir pehlivan, Ahmet Hamdi gibi bir cılız şairden dayak yesin…’ İsmail Habip’in yanıtı şöyledir: “Ayağımın altında karpuz kabuğu varmış, kaydım. Kaymasam, onu iyice benzetirdim. Ama alacağı olsun.” Kaynak: Sabah Gazetesi
  2. Ahmet Hamdi’ye Kırtipil lakabını Nurullah Ataç takmış, lakap takanlardan oldum olası hoşlanmam, hele maddi olarak zor durumdaki birisine böyle bir lakap takmak, Nazlı Eray’ın dediği gibi “Terbiyesizlik. Zavallı Tanpınar’ın gömlekleri belki ütüsüz, ayakkabıları tozlu ve üstündeki trençkotun yakası hafifçe kirlenmiş olabilir. Parasız. Yakınlarından borç isteyip duruyor. Yalnız adam.” Kaynak: Güzel kadınlardan korkan bir ıssız adam
  3. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanında, hemcinselliğe dair izler için de, Berat Açıl’ın 2005 yılı Şubat ayında Varlık Dergisi’nde yayınlanmış “Huzur’un Örtük Anlamları” adlı makalesini okumak isteyebilirsiniz.
  4. Taha Toros Arşivi’ne Şehir Üniversitesi e-Arşivden http://bellek.sehir.edu.tr/Pages/Galeri.aspx adresinden erişebilirsiniz.
Reklamlar


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s